Sömürgenin yüzleşmesi gereken gerçekliği ve sömürgeciye itirazı

Sömürgenin yüzleşmesi gereken gerçekliği ve sömürgeciye itirazı

 Seydo Turğut

Görmediği, fark edemediği, kendi kendine itiraf edemediği gerçekliği biraz gerçekçi ve dürüst bir yaklaşım sergilediği zaman en sonunda tokat gibi yüzüne çarpar sömürgenin ve yüzleşir kendi gerçekliğiyle...

Yüzleştiğinde görür sömürgeciye gerçekçi ve doğal bir itirazın önündeki asıl engelleri...

Gereksiz ne kadar tabuları, kalıpları, hiç olmayan ama kendi kendine komik bir biçimde yüklediği, kendisini soytarıya çevirdiği misyonundan vazgeçer...

En önemlisi tabularını yıkar...

Putlarını kırar tek tek...

Sömürgecisine itiraz edememesine sebep olan tabular ve putlar...

Kutsallaştırılacağı değerlerini sömürgeye ya da kardeşlerine karşı değil sömürgeye karşı kutsallaştırması gerektiğini anlar...

Sömürgecinin aşıladığı korkaklığı aşar, birden iman kaynağını bulur ve ona yoğunlaşır...

Sömürgecisine itiraz edememesinin önündeki engelleri tek tek aşmaya çalışır...

Sömürgenin gerçekliği;

Yüzleştiğinde görür sömürge gerçekliğini ve sömürgeci gerçekliğini... Kendini, toplumunu sorgular ve kendinden sömürgecine ulaşır...

Kendi gerçekliği tokat gibi çarpmıştır yüzüne artık kaçış yok...

Sömürgecisine yeterince itiraz edememesinin önündeki engeller, eksiklikleri nelerse, neden kaynaklanıyorsa artık bu gerçekliği görür...

Ve asıl mücadele o zaman başlar...

Gereksiz tabular yıkılmıştır, hayatın gerçeği neyse o şekilde, kullanabileceği enerjisini sömürgecisine itirazda kullanır...

Sömürge sömürgeci gerçekliğini görür ve ezik sömürge toplumuyla, arkadaşlarıyla, kardeşleriyle uğraşmaktan vaz geçer...

Artık tek kutsallık, tek put sömürgecisine duyacağı nefret üzerine kullanacağı araçlar ve mücadelesidir...

Sömürgecisinin zulmünü lafta değil gerçekten görür ve buna itiraz etmek dışındaki bütün gereksiz tabuları yıkar...

Sömürgeci gerçeği....

Her gün zihninin tecavüze uğradığı gerçeğini kavrar ve sömürgecisini bütün zihinsel tecavüzlerinin amacının sömürgeciye itirazı engellemek amacıyla sistematik bir biçimde geliştiğini görür...

İşte o zaman bombalar patlamaya başlar beyninde...

Kin, nefret itirazlar büyüdükçe büyür. Hem de kalıplara bürünmeden doğallıkla gelişen bir itiraz...

Ve artık itiraz etmesi için kendini motive etmeye çalıştığı tabulara ve kalıplarada ihtiyacı kalmamıştır...

 Bu tabuları kendi kardeşine karşı kullananamaz artık...

Ve şu gerçeklik tokat gibi çarpar yüzüne sömürgenin...

“Sömürgecisine itiraz edemeyen, kendi kardeşine karşı düşman kesilir ve gücünü ona göstermeye çalışır.” (Fanon)

Kendi gerçekliğiyle, kaçmadan, dürüstçe, gerçekçi bir yaklaşımla yüzleşen ve sonunda sömürgeci gerçekliğini kavrayan sömürge artık kardeşine değil düşmanına düşmanca saldırır... Çünkü lafta değil gerçek düşmanını gerçekten görmüştür...

Gereksiz tabular, soytarıya çeviren biçimsel yaklaşımlar, komik kalıplara ihtiyaç kalmaz itiraz için... Daha doğal, daha güçlü ve en önemlisi aslında daha samimi bir itiraz yükselir... Çünkü itirazın sebebi kalıplar ve tabular değil sömürge gerçekliğini anlaması ve sömürgeci gerçekliğini kavramasıdır... Sömürgecinin zulmünü, kin ve nefret veren barbarlığını kendinde hissetmesidir...

Bunun dışında anlamak ve iyi görmek gerekir sistemin fahişeye çevirdiği aşağılaşmış yalakaları, menfaatçileri... İtiraz önündeki engel olarak kapitalizmin yarattığı beklentileri ve bundan kaynaklı ahlaksızlaşma, yozlaşma ve oluşan ajan kişilik...

Diğer yandan farkına varmadan manipüle edilebilecek, düşmanına değil kardeşine saldıran soytarılar... Yüzleşmek gerekir bunlarla...

Önce kendini, sonra toplumunu, en sonunda sömürgecisini anlamalı sömürge...

Ve sömürge toplumunun en ezik kitlesinin çığlığından başlayarak insani bir itiraz yükseltmeli...

 

 



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür