Güneşin yardımıyla aydınlığa çıkmak

Güneşin yardımıyla aydınlığa çıkmak

Resul Diril*

Güneş ülkesinin esmer yüzlü çocuklarıyız bizler. Güneş vurgunuyuz. Güneşin hiç batmamasını ve her zaman aydınlık yaymasını isteyen bir halkız. Güneş, doğuşu kadar, batışında da geriye sönük de olsa bir ışık huzmesi bırakır, buralarda. Gün geceye evrilirken, yürekler de karanlığa boğulurdu. Işık inceden inceye kayboluyordu. Asırlar boyunca bu böyle sürüp gitti. Ancak bu durum, insana heyecan veren o yeniden dirilişle ilkbahara kadar sürdü.

Eşsiz güzelliğinin ilk günlerinde zihinleri aydınlatan, ruhları ısıtan güneş doğdu, bu topraklara. Hiç batmamak üzere parladı gözlerde. Günü geceye, yürekleri karanlığa teslim etmemek üzere. İnsanlığın ve özgürlüğün, emek abidesi, evrenin tanığı, hakikatin anlam deryası. Güneş battığı anda bile denizdeki yansıması kadar ihtişamlı, gecedeki ayın parlaklığı kadar güzel artık.

Bir aşk ermişi, hakikat avcısı. Yılarca bıkmadan, usanmadan soluk soluğa didinip durdu. “Aydınlığa güveni olanlar başkasının aydınlığından korkmazlar” der gibi ışık saldı karanlığa. Karanlığı aydınlattı. Kendi aydınlığını paylaşmaktan, bir an bile geri durmadı. İğneyle kuyu kazar misali zihinlere güneşin ışınları gibi aydınlık oldu. İnsanlığın aydınlığını kendinde gördü. Büyük acı çekti, uğraş verdi, yalnız kaldı ama hiç bıkmadan kayada gül yeşertip, tüm renkleriyle evrene güneş olup aydınlatacak yaşam verip, güzelleştirdi. Evrende hakikat oldu, yaşam oldu, halkların özgürlüğü için...

Güneşin ısıtan, aydınlatan ve yeni bir yaşamın kıvılcımları olan ışınlarına tahammül edemeyen kara yüzlü Dehhaklar yine sahne alıp, rollerini oynamaya başladılar. Karanlık içinde karanlığa mahkûm etmek istiyorlar güneşi. Oysa bilmezler mi ki, güneşin olduğu yerde karanlığın ve gecenin hiçbir anlamı ve değeri olmaz. Güneş var olduğu müddetçe karanlık korku ve yalnızlıktır!

O öyle bir hakikat ki, onun uğrunda bedenler ateşte dansa tutuşur, dağlar delinir. Maşukları ona sevdalı yaşarlar. Hep sormuşumdur kendime; evrenin hakikatine ulaşmak, onun anlam arayışında kaybolmak, güzelliğine sevdalanmak, ona ulaşmak, onun anlam arayışında kaybolmak, güzelliğine sevdalanmak, ona ulaşmak nasıl olur diye? O zaman Nirvana’ya mı ulaşılır? Yoksa kuantumik gerçekleşme mi olur? Güneş ve güneşle var olmak!..

Halk olarak var olduk baharda doğan güneşle beraber; kuru bir dal parçasından yeniden yeşerdik ve yaşam bulduk. Güneşin aydınlığıyla nefes alıp çoğaldık. Baharın anlam bulduğu özgür Kürdistan topraklarında. Kawa’nın özgürlük Newroz’unun ateşi sönmeden güneşin aydınlatan hakikati, ışınlarını toprağın derinliklerine verdi ve kök saldı. Bugün aydınlatan güneşin hakikat ışınlarıyla yeniden yaşam bulmanın, özgürleşmenin ve karanlığa mahkûm olmamak için aydınlatan güneşle birlikte aydınlığa çıkmanın zamanı...

*Karabük T Tipi Cezaevi



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür