Karadeniz’den armut pekmezi kokusu geliyor

Karadeniz’den armut pekmezi kokusu geliyor

Bugün hep birlikte bir değişiklik yapalım. Kentin griye boyanmış, renksiz, soluksuz kalmış, bunalım sokaklarından çıkıp yeşile, maviye, kırmızıya, sarıya karışalım. Bu hafta, Doğu Karadeniz’de küçük bir Hemşin köyüne misafir olalım. Varız diyorsanız, kadın emeği ile ortaya çıkan yöresel pekmez yapımına da tanıklık edeceğiz

Günlük işlerimiz, dokuz altı yolları, belki de bir “Karadeniz’e mi gitsem” hayaliyle çekilir olur biraz da. Karadeniz yaylalarının bir tuvale özenle resmedilmiş izlenimi veren yeşilinin varlığı bile, metropollerde yaşayanları biraz olsun motive ediyor olmalı. Bu yüzden biz de Karadeniz’i özleyenler, merak edenler için Doğu Karadeniz’de küçük bir Hemşin köyüne misafir olalım. Varız diyorsanız, kadın emeği ile ortaya çıkan yöresel pekmez yapımına da tanıklık edeceğiz. Eski adı ile “Oce” devletin 1980 sonrası verdiği isimle Yeniyol Köyü’ndeyiz. Köyde, çay toplama işlemi yeni bittiğine göre kadınlar kışa hazırlık için kolları sıvamış. Bu kadınlardan biri de sahilden başlayan köyün yaklaşık 3 kilokmetre yukarısında eşi ve 2 çocuğu ile birlikte oturan Medine.

Sabahın erken saatlerinde evlerine yakın bahçelerdeki armut ağaçlarından yüzlerce kilo armut toplayan Medine, armutları zaman zaman kendisinin de kullandığı kamyonetle evlerinin önüne taşıyor. Bir yandan tek tek defalarca yıkanan armutlar bir yandan da armutların suyunu çıkartmak için hazırlanan mikser işlevi gören büyük bir armut doğrayıcı ile evin bahçesi adeta minik bir pekmez üretim alanını andırıyor. “Armutlardan pekmez nasıl olur ki” diye düşünürken, kadın öncülüğündeki üretimin keyifli anlarını da gözlemliyorsunuz. Örneğin, geçmiş dönemlere bu makinelerin olmadığını ve Hemşinliler’in “oçinağ” adını verdikleri taştan yapılmış büyük bir kanalda armutların suyunun çıkartıldığını anlatan Medine, bir yandan da çocuklarını armutları iyi yıkamaları konusunda uyarıyor. Yıkanan armutların mikserden geçirilmesi sonrasında tam işler bitti diye aklımızdan geçirirken, posası çıkarılan armutlardan suyun iyice çıkartılması için hepsini yeniden cuvallara dolduruyorsunuz. Çuvalların ezilmesi ile bidonlara doldurulan armut suları doğru bir şekilde kaynatılmak için bekletilirken Medine’ye yardım olsun diye gelen kadınlar ve çocuklar kendi aralarında iddiaya giriyor. Kadınlardan biri 4 tava armut suyu çıktığını, Medine 3 tava olduğunu, çocuklar ise 2 tava olabileceğini iddia etse de iddiayı kazanan Medine oluyor. İlk tava gecenin geç saatlerinde evin önünde yakılan ateşin üstüne konduğunda pekmezin pişmesini bekleyen grubun tava etrafındaki keyifli sohbeti başlıyor.

İlk konumuz köyde kullanılan Hemşince kelimeler. “Bulduin”, “Soğun”, “Bi hamla” gibi kelimelerin ne anlama geldiğini konuşan tavanın bekleyicileri, derin tartışmalarını sürdürürken, Medine ara sıra kalkıp tavanın üzerine birikmiş pekmez atıklarını temizleyip yeniden sohbete katılıyor. Sabaha kadar süren birinci tavanın ateşten alınması işlemi ise özenli bir ritüel olarak gerçekleşiyor.

İlk tavanın ardından ikinci günün sonunda da pişen 2 tavanın ortaya çıkardığı sonuç ise hem okuyanların hem de tava emekçilerinin iştahını kabartıyor. Kadın emeği ile güzelleşen 15 kiloluk kışlık pekmez kavanozlanmak için çoktan hazır.

Bu arada Hemşince kelimeleri de unutmadan yazımızı şimdilik sonlandıralım. Hemşince’de ‘builduin’, ‘bu dönem’; ‘soğun’, ‘sonuç olarak, neticede’; ‘bi hamla’ ise ‘hemen çabucak’ anlamına geliyor.

Evrim Kepenek

 



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür