ÖZGÜRLÜK KADINLARIN ELİNDE

ÖZGÜRLÜK KADINLARIN ELİNDE

Kadınların çatı örgütlenmesi Kongreya Jinên Azad (Özgür Kadın Kongresi-KJA), 5 Ağustos’ta Amed’de tüm bileşenlerinin katıldığı büyük bir basın toplantısı ile “Önderliğime, Toprağıma, Özgürlüğüme Sahip Çıkıyorum” kampanyasının startını verdi. Kadınların ulusal kıyafetleri ile katıldığı ve büyük bir coşku ile startı verilen kampanya kapsamında Türkiye ve Kürdistan genelinde birçok etkinlik organize edilecek. Gerçekleştirilmesi planlanan etkinlikler arasında kadın mitingleri, panel, seminer, kadın buluşmaları ve yürüyüşler de yer alıyor.

6 ay sürmesi planlanan kampanya KJA bileşenlerinden oluşan 15 kişilik komisyon tarafından yürütülecek.

Kadınların başlattığı kampanya, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kalkması ve özgürleşmesini amaç ediniyor. Bu bağlamda KJA’nın tüm bileşenleri, HDP’li kadın milletvekilleri de kampanyaya öncülük edecek. Kadınlar, başlattıkları kampanya içerisinde herkesi “Her Warek Welatek” şiarı ile yıkılan kentleri yeniden inşa etmeye, yaşamı yeniden kurmaya ve dayanışmaya davet edecek.

Ayrıca KJA’lı kadınlar, kampanya kapsamında uluslararası diplomasi çalışmalarında da bulunacak.

‘Özgürlüğün çıkışı kadınla olacak

Êlih (Batman) Belediye Eşbaşkanı Gülistan Akel, KJA öncülüğünde kadınların başlattığı kampanyaya dair görüşlerini ve değerlendirmelerini paylaştı. Kampanyanın kendileri için önemli ve değerli olduğunu ifade eden Gülistan Akel, kampanyanın, Kürdistanlı kadınların ve KJA’nın bir kararlılık ortaya koyması anlamına geldiğini söylüyor. Ayrıca kadınların böylesi bir kampanya başlatmasının, Kürdistan ve Türkiye’de yaşanan kaosa cevap niteliği taşıdığını vurgulayan Gülistan, “Çünkü biliyoruz ki özgürlüğün çıkışı kadının emeği ve gücüyle var edilecek. Kürt kadınları olarak, KJA bileşenleri olarak bu özgürlüğün çıkışında büyük ses olma, güçlerimizi birleştirme kararıyla kampanyaya start verdik” diyor.

“Önderliğime, Toprağıma, Özgürlüğüme Sahip Çıkıyorum” kampanyasının aynı zamanda büyük bir seferberlik anlamına da geldiğini ifade eden Gülistan, şunlara yer veriyor: “Bildiğiniz gibi Kürdistan’ın hangi coğrafyası, hangi parçası olursa olsun emperyalist güçlerin yarattığı kaos ve kıyım politikalarıyla yok edilmeye çalışılıyor. Özellikle kadın bedeni ve kadın iradesi üzerinden yürütülen bu savaş karşısında belki de kadının sesiyle bir karşı koyuş olarak ifade edebiliriz. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü bizim için Kürt halkının özgürlüğü ile eşdeğerdir. Kürt sorununa dönük çözümsüz politikalara en büyük çıkışı yaratacak olan yine de sayın Öcalan’dır.”

‘Demokrasi Kürt sorunuyla bağlantılı’

Gülistan, kadınların kampanya ile Kürt Halk Önderi’ne dönük 5 Nisan 2014’ten bu yana uygulanan tecride karşı ses olmayı amaçladıklarını kaydediyor. Tecride karşı kadınlar olarak metropollere kadar alanlarda olacaklarının altını çizen Gülistan, “Biliyoruz ki özgürlüğün Kürdistan’da en büyük teminatı Sayın Öcalan’dır. Sayın Abdullah Öcalan özgürleşmedikçe ne toprağımızın ne de kadının özgürleşmesinden bahsedebiliriz. Bugün dayatılan tüm tecrit ve kıyım politikalarına karşı tüm Kürt kadınları mücadele edecek. Sesimizi gücümüzü birleştirdikçe, tek yürek oldukça, özgürlüğü haykırdıkça bizler kazanacağız, halklar, kadınlar kazanacak” sözlerine yer veriyor. “Türkiye’nin demokrasi çıkışı aslında Kürt sorunun çözülmesiyle bağlantılı” diyen Gülistan, sürecin, Kürt halkı ve Kürt kadınları özgürleşmedikçe demokrasi çizgisine evrilemeyeceğini vurguluyor.

‘Özgürlük başta kadınları etkileyecek’

Türkiye’de en büyük sorunların savaş politikaları üzerinden yürütüldüğünü belirten Gülistan, “Savaş politikasının tek sebebi Kürt halkı gösteriliyor. Dolayısıyla Kürdistan coğrafyasındaki bir özgürleşme ve demokratik atılım aslında tüm Türkiye’yi etkileyecek tüm halkları etkileyecek. Başta da kadınları etkileyecek” diyor. Kadınlar olarak tüm savaş ve kıyım politikalına karşı duracaklarına ifadelerinde yer veren Gülistan, tüm halklardan kadınlarla birlikte sorunları çözeceklerine değiniyor. Gülistan, Kürdistan coğrafyasının büyük bir savaş politikası altında olduğuna ve OHAL’in Kürdistan üzerinden sürdürüldüğüne işaret ederken, “Bu da tüm hak ve özgürlüklerin kısıtlanması demektir. Halkların susturulması demektir. Nasıl ki 15 Temmuz darbesine karşıysak, ‘Darbeye hayır’ diyorsak, OHAL uygulamalarına da hayır diyeceğiz. Hayır demenin en büyük sesi biz kadınlar olacağız. Özgürlümüze, Önderliğimize, toprağımıza sahip çıkarak sesimizi duyuracağız” ifadelerine yer veriyor.

Semra Turan

 



↳Son Güncelleme: 08 Ağustos 2016 14:02

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür