Gülen demokrasi

Gülen demokrasi

Yusuf DEĞİRMENCİ

“Demokrasinin kötü

olan bir yönü

çoğunluğun tiranlığına

dönüşmesidir.”

Lord Acton

Algıda manipülasyon oldukça farklı dillerde kendini dayatırken, demokrasi kavramını Erdoğan üzerinden sürdürülmesinin karşılığı, bir çeşit işkence olarak ifade edilebilir. İnsan doğası gereği güçlü bir yaratıktır ama yaratılan algının yan etkileri yıllarca kendini dayatacağa benziyor.

Nasıl bir algı yaratılmak isteniyor ki; Batı’da demokrasi alaşağı giderken, 15 Temmuz’la başlayan sürecin halk ayağında Erdoğan, bir demokrasi dersi veriyor adeta cümlesi, insanın suç karşısında birer kurban yerine konulduğunu ispatlar niteliktedir. AKP, özellikle Erdoğan, batıya demokrasi dersi verirken, aynı zamanda yıpranmış bir batı demokrasisinin de umudu oluyor dili, laf kalabalığının yarattığı karşılıkta, narsist özellikler bulunduruyor. Bu korkunç durum, laf kalabalığının insanlardaki etkisi, hasta olma durumudur.

Bunun bilinçli seçilmiş cümlelerle sık sık tekrar edilmesi, bir oyunun uzun vadede karşılığının hayat bulmasından emin olunmasıdır. Orantısız bir manipülasyonun kaynağı, iktidar hırsında nasıl bir yol izleneceğinin de belirtisi oluyor.

Karşımızda kocaman bir yalan var. Çeşitli manipülasyonlarla insanlar buna inandırılmak isteniyor. Toplumsal şekillenmenin altyapısı da buna uygun olunca, algıda sınır tanınmıyor. Başını almış giden yalanların tam ortasında, herkes suçlu konuma getirilerek, olan ve olacak olanlara zemin hazırlanıyor. Öyle bir algı yaratıldı ki; on binlerce insan tutuklandı, fişlendi ve herkes dile gelen laf kalabalığında onların tamamen suçlu olduğuna inanır kıvamına getirildi.

Türkiye’de hiçbir şey yolunda gitmezken, AKP kurmaylarının ve yandaşlarının Erdoğan’ı kurtarıcı göstermesi, kahraman yaratma algısının özel savaş ağzı olduğu şüphe götürmüyor. Öyle bir hava ki kirli ama insanlara temiz deniliyor. Kirli açık bir siyaset güdülürken, en doğru siyaset bizim siyasetimizdir deniliyor ve buna inanmak zorundasınız algısı yıkıcı bir dayatmadır. Mükemmel bir sosyopat topluluk yaratıldı ve orantısız bir zekanın dili karşısında, adeta çaresizlik okunur duruma geldi.

Her an duydukları karşısında tepki veremez durumda olan bir topluluk, suçlu ve haksızlığın nasıl bir şey olduğunun da uzağına düşüyor. Tam da istenen budur. Her şey kötü giderken, insan aklı ile nasıl oynadıkları bu kötü oyunun kıvrımlarında saklıdır. Yapılanın ne kadar doğru olduğunu her saniye tekrarlayan bir organizasyon, manipülasyonda başarının verilerini elde etmiş olur.

Türkiye’de sürtüşen bir paradoks var. Doğru olmayan, yanlışı doğru tanıtan, inandıran bir düşüncenin müthiş yoğunlaşması, öyle insanlar yarattı ki;  her defasında demokrasi diye sokağa çıkan insanları linç ettiler; şimdi demokrasi nöbetinde, gayretleri hayrete akıyor! Bu yaratılan bir eserdir. Gösterilen fotoğrafın renkleri, kirli ve kanlıdır. İnsanlar sokağı bu kadar sevmişken, demokrasiye bu kadar meraklıyken aslında korumak adına değil de getirmek adına sokağa çıkmış olsalardı ve çıkanlara destek verselerdi; bir başarıdan söz edilirdi. Manipülasyon işte tam da burada anlam kazanıyor.

Bugün insanlara içi boş argümanlar sunan iktidar, demokrasi oyununda ilginç cümleler kurarak, muhalefetle de ortaklığını pekiştiriyor. Sürecin en komik cümlesi; “Demokrasi orduyu yendi.”

 



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür