Anayasa’daki Atatürkçülük

Anayasa’daki Atatürkçülük

Muhittin CEMİL Ender KARADENİZ

Eser Karakaş profesör. Bilgili adam. Ama yine de “irkilmiş”.

Yazısının birinci bölümünde, Erdoğan’ın başdanışmanı, Mehmet Uçum’un beyanatından hareketle, “anayasadan Atatürkçülükle ilgili bölümlerin çıkarılacağını” duyuruyor. “Bu demeci gördüğümde, itiraf ediyorum, ben bile irkildim”. Karakaş “Atatürkçü” değil. Ama “irkiliyor.”

Yazısının ikinci bölümünde “neden ben bile” dediğini açıklamış.

Meğer bizzat kendisi 1998 senesinde Anayasa’nın herkesi Atatürkçü olmaya zorlayan anlayışına karşı çıkmış. Uzun uzun alıntılarla bunu anlatmış.

Okuyunca, “İşte şimdi tam da senin dediğini yapıyorlar, neden irkiliyorsun?” diye düşünüyorsunuz.

Bunun yanıtını da tuhaf bir şekilde vermiş:

“Farklı cinsel tercihlere sahip kişilerin gösteri yürüyüşlerine engel olan, tehditkar Alperen konuşmalarına sessiz kalan, anayasanın, çok kötü bile olsa, açıktan ihlaline ses çıkarmayan, milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılırken isimleri yolsuzluklarla anılan eski bakanların dokunulmazlıklarına dokundurtmayan bir kesimin anayasa yapım sürecine önderlik yapması olanaksızdır.”

Karakaş ne demek istiyor? Bunlar “Atatürkçülüğü Anayasadan çıkartamazlar mı diyor?

Aslında öyle diyor demesine de açıkça diyemiyor.

Yukarıda sıraladığı nedenler yüzünden değil, fakat Kışla ile Kürdistan’ı yakıp yıkma konusunda suç ortaklığı yaptığı için AKP, bu aşamada Anayasa’dan ortağının Atatürkçülüğünü çıkartmaz. Şimdilik. Zamanı geldiğinde emin olun ki, Kürdistan “salhanesindeki” kanlı eğitimden sonra, Anayasa’dan Atatürk adını Kışla ile Saray birlikte çıkarır.

O zaman Ordu’yu Kürdistan seferlerine “Onuncu yıl marşıyla” ve “Mustafa Kemal posterleriyle” değil Mehter Marşıyla ve IŞİD bayrağına benzer “yeşil-kara sancaklarla” yolcu ederlerÖZaten öyle yapıyorlar...

Mülteci sünni Araplar silahlandırılıyor

Muslüman Kardeşçi Saray iktidarının “ordusu” olarak Kürdistan’da katliamlara ortak olursan, “Arapça konuşan” bir takım kontracı DAİŞ’çileri Kürdistan ilçelerinde katliamlara ortak eder, onlarla birlikte “Allahüekber” diye bağırmaya başlarsan, bir süre sonra Kışlaları DAİŞ’leşmeye terk edersin.

Bakın Levent Gültekin ne demiş:

“Yeni hazırlanan özel güvenlik yasasına göre ülke vatandaşı olmayanlar da silahlı özel güvenlik elemanı olabilecek.

Bu güvenlik elemanlarına polisin yetkilerine yakın yetkiler veriliyor.

Yani Suriye’den gelecek farklı örgüt mensupları özel güvenlik elemanı olabilecek ve arabanızı durdurup kimlik kontrolü yapabilecek.

Görünen o ki burada farklı bir amaç var. Ve o amaca dönük de bir hazırlık var.”

Kim bu “ülke vatandaşı olmayan” geleceğin silahlı özel güvenlikçileri?

Her halde Ermenistan’dan gelip Türkiye’de çalışanlar değil.

Suriye’den gelen Sünni Araplar. 3 milyonu aşkın bu kitle içinde muazzam bir DAİŞ potansiyeli var.

İşte bunlar “Özel Güvenlik” örgütlerine alınacak. Ellerine silah verilecek.

Bu silahlı kitle Kürdistan’da yıkılan şehirlere yerleştiriliecek. Alevi bölgelerinde mevzilendirilecek. Ve Kürdistan nüfusunu işte bu “TC yurttaşı olmayan silahlı Suriyeliler” göçe zorlayacak. Ve böyle bir rejim altında Kürdistan’daki korucuların yanında örgütlenen bu güç, İslamcı-Ergenekoncu faşizmin SS’leri olacak...

Gültekin’in “farklı amaç”tan kastı nedir bilemeyiz. Ama biz amacın farkındayız... AKP yüzbinlerce Suriyeli mülteciyi “silahlandırma” kararı almış bulunuyor.

Ve bizim AKP’nin muhalifi ulusalcı, hala Kürdistan şehirlerindeki “silahlı Kürt gençlerini” diline dolamakta.

Akıllı olun. O gençlerle, barış masası kurulduğunda anlaşabilirsin, ama Suriyeli mültecilerin DAİŞ’çi unsurları bir kere silahlandı mı, bir daha burnunu bile evinden çıkaramazsın. Suriye’ye, Irak’a, Afganistan’a, Pakistan’a bak, aklını başına al.

Sur’a aldırmadınız Sıra İzmir’e geliyor

Tankla yıkıp, TOKİ ile yapacak, sonra burada Kürdün malını kamulaştırıp, Sünni Arap mülteciyi yerleştirecek.

Böyle diyoruz, Batı’daki “muhalif” muhalefet edeceğine Survivor seyrediyor. Seyredin bakalım. Seyredin de bir ara Ahmet Altan’a da kulak verin. Biz verdik. Şöyle yazmış:

“AKP’li gibi yaşamayanların sembolleri olan Cihangir, Nişantaşı, Etiler, Bağdat Caddesi saldırılara uğrayacak, çeşitli serseri çeteleri buralara saldıracak ve serbest bırakılacak.

Buralardaki insanlar ezilerek, AKP’li olmayan herkes dehşete düşürülecek.

Devlet desteğinde yeni bir ‘terör’ kampanyası başlayacak.

Mümkünse buralar boşaltılıp, bu bölgelerin ‘rantı’ da yenilecek.”

Türkiye’de “işgalci bir iktidar” var. Timur istilacıları gibi, yakıyor, yıkıyor, talan ediyor.

Sıra yakında İzmir’e de gelecek...

‘Bir şey yap Met!’ Saray çok şey yapıyor

Hürriyet yazarı Özkök “olan oldu” sonucuna vardı. “Ülkede hiç kimsenin can ve mal güvenliği yok” dedi. Doğrudur. Bu sonuca varanların sayısı artıyor. Levent Gültekin de şöyle yazdı:

“Son zamanlarda karşılaştığım herkese benzer soruyu soruyor: Niçin aydınlar, yazarlar, iş insanları... Ülkenin aklı başında insanları bir araya gelip, toplumsal muhalefete öncülük etmiyorlar? Niçin kimse sahici bir şey yapmıyor?

Görebildiğim kadarıyla bunun bir kaç nedeni var.

Geçiştirerek kurtulacağını sanmak büyük bir cehalet.

Birincisi, şöyle bir görüş var: Bir şey olacak, gidişat değişecek. Bir şey olacak Erdoğan gidecek. Bu çok yaygın bir kanaat.

Yani nasıl olsa bu iş böyle gitmez, nasıl olsa Erdoğan eninde sonunda duvara toslar. Bari öne atılıp başımı belaya sokmayayım diye düşünenler çoğunlukta. Böyle baktıkları için de risk alıp bir araya gelmekten, sahici işler yapmaktan kaçınıyorlar.

Bu yaklaşım her gün bir şey yapma imkanını biraz daha ortadan kaldırıyor. Çember giderek daralıyor. Susarak, kişisel hesap yaparak, geçiştirerek kurtulacağını sanmak büyük bir cehalet.

Hepimizin mal ve can güvenliği, özgürlüğü çıkan bu yasalarla artık iktidarın iki dudağı arasında.”

Yani neymiş? Muhalefet yapmak iyi birşeymiş de, daha iyisi muhalefet etmekmiş...

Aziz Nesin’in bir tiyatro eseri vardı. Adı da şuydu: “Bir şey yap Met...”



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür