Kuto’nun Amara çağrısı

Kuto’nun Amara çağrısı

Muhittin CEMİL Ender KARADENİZ

Biz Kürdistan’ın Sur’da doğup büyüyen, ölen ve kalan, evini, abesini, ablasını, anasını ve babasını tank topları altında yitiren, Nusaybin raylarında taş atıp, Yüksekova’da barikat diplerinde top oynayan, şimdi evsiz, barksız kalan, yurduna ve oyuncaklarına el konulan, kahraman bir halkın çocuklarıyız; bir çoğumuz ölmüş, bir çoğumuz hapsedilmiş, bir çoğumuzun kolu kanadı kırılmış... Ama yıkılmamışız, ayaktayız, örgütlüyüz, güçlüyüz. Amara yollarına düşmüşüz. Sizi de beklemekteyiz. Bağırıyoruz: “Bê Serok jiyan na be!”

Tereciye tere satmak

Bir gün önce Ahmet Hakan mealen yazıyor; “Paşam darbe yapmayacağınızı açıklayın da, darbe bekleyenler boşuna beklemesin...

Paşa hiç Ahmet Hakan’ı kırar mı, hemen açıklıyor: “Kışla kantininde darbe kalmadı, boşuna beklemeyin.”

Paşa böyle yazınca, Ahmet Hakan, kendi uyduruk Türkçesi’yle söylersek, “bir sevindirik” olmuş ki, sormayın. Aynen şöyle yazmış:

“Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, dün Genelkurmay adına yaptırdığı yazılı açıklamayla...

Alayınıza “Kesin tıraşı” dedi.

Hulusi Akar Paşa’ya çok teşekkür ediyorum.

Darbe olsa da şunlardan kurtulsak diye el ovuşturanlara da...

Darbe söylentisinden mağduriyet beklentisi içine girenlere de...

Çok geçmiş olsun.”

Kuto’ya bu konuda danışma gereği duyduk:

“Sayın Kuto, bu konuda ne diyorsun?”

Kuto: “Ben bu medyatörün yerinde olsam, ‘darbe olacak mı, olmayacak mı’ sorusunu darbe yapılacaksa, onu yapacak olan paşaya değil, mesela Erdoğan’ı korumakla görevli, medyatörün adaşı Hakan Fidan’a sorardım...”

“Söyler mi ki?” diye sorduk.

“Şaka yapiyem” dedi ve devam etti:

“Bir ülkede darbe yapılıp yapılmayacağı ordunun başındaki kişiye ‘yapacak mısınız’ diye sorularak anlaşılmaz.  Bu iş politik durumun analizinden çıkarılır. Darbenin biri “iç”, diğeri “dış” sebebi olur. Bilim insanı abelerim ve ablalarım, darbe için ‘iç’ sebeblerin olmadığını düşüniy. Ama darbenin ‘dış’ nedenlerinin olduğuna inaniyler.”

Kuto hızla “akademisyen” olmaya doğru yürüyor. Konuya aşağıdaki başlık altında devam edelim:

Darbe nasıl önlenir?

Önce “darbe nasıl önlenir?” sorusunu yanıtlayalım.

Eğer ortada “darbe” ile ilgili en küçük bir belirti varsa, tarihi “cuntalar” tarihi olan bu memlekette, her demokrat insanın, binde bir bile olsa bu darbe ihtimalini boşa çıkarmak için harekete geçmesi gerekir.

Darbelerin “makul şüphelisi” kimdir?

Elbette Başçavuş Ahmet efendi değildir.

Darbe ihtimalinden şüphelenen demokrat’ın, “makul şüpheliye” “darbe yapacak mısın?” diye sormasının iki anlamı vardır: Bu demokrat ya silme ahmaktır, ya da demokrat değil de, darbe ihtimalini hafife alarak darbecilere yardım eden gizli bir darbecidir.

Bu bir.

İkincisi, Genelkurmay açıklaması, “darbe ihtimalini” zayıflatmak şöyle dursun, kuvvetlendirmiştir. Çünkü bu açıklamada, “darbe ihtimalinden” söz edenler, bunları haber yapanlar, bu haberleri yorumlayanlar, hakkında “suç duyurusunda” bulunulduğu belirtilmiştir. Yani ordu “darbe ihtimalinden söz edilmesini, bununla ilgili haber yapılmasını ve bunların yorumlanmasını, yani şu anda yazdıklarımızı yasaklamak üzere harekete geçmiştir. Oysa binde birlik bir ihtimal bile olsa, bir darbe, ancak “darbe ye karşı hazırlıklı” olunarak önlenebilir. “Darbeye karşı hazırlık” ise, darbe ihtimalini açığa vurma, darbecileri, “sakın bu naneyi yemeyin, biz uyanğınız” mesajını verme yoluyla başlatılır. “Darbeye karşı hazırlık” yapmayı önlemek, darbe için ortam hazırlamanın en temel adımıdır.

Amara’ya gelin: Kuto ‘Darbe nasıl önlenir?’

Sorusunu yanıtlayacak

İyi de “darbe ihtimali” var mıdır?

Biz şimdiki ordu emir-komuta zincirinin darbe hazırlığı yapıp yapmadığını bilemeyiz.

Analiz bize şunu gösteriyor:

Türkiye’de bir “darbe” için “iç” koşullar yoktur.

Ne demektir bu? Yani “demokrasi çok kuvvetli, ama darbeciler çok zayıf” diye mi?

Nerde o günler. Tam tersi. Türkiye’de “iç nedenler” yüzünden darbe, zaten şu anda yürürlüktedir. Normal koşullarda, ordunun Erdoğan’a karşı “darbe” yapması için, 17-25 Aralık ve Oslo-İmralı süreçleri öncesinde gerekli sebebler vardı. Birinci sebeb, Erdoğan Gülen’le ortak olarak Ordu’ya ağır darbeler indiriyordu. İkinci sebeb, Erdoğan liberallerle birlikte PKK ile masaya oturmuştu. Bu iki sebeb ordunun darbe yapması için yeterliydi. Nitekim, ortaya çıkan pek çok “darbe hazırlık” belgesi bir yana, bu ülkenin Genelkurmay Başkanı, Gül’ün Cumhurbaşkanlığına karşı bir tür “darbe” muhtırası vermişti.

Sonra ne oldu? Darbe mi oldu?

Yoksa darbe tehdidi mi yapıldı? Bilmiyoruz.

Ama bir darbenin yapacağı işlerin tümü, biri hariç, şu anda yapılmakta.

Erdoğan kendisine ve partisine “dokunlmaması” karşılığında, orduyla “eski ortağı Cemaate” ve “eski muhatabı PKK’ye” karşı anlaştı. Cemaat tasfiye ediliyor, PKK ile savaş sürüyor. Yakında “cemaate yakındır”, “Dolmabahçe Mutabakatı’nın asıl müsebbibidir” denerek, Gül, Arınç, Çelik grubu da okka altına alınacak. Geriye, hesabı sonradan görülmek üzere Erdoğancı grup kalacak... Demek ki, “ha darbe oldu, ha olmadı.” Darbecinin dediği oldu.

“Biri hariç” demiştik. Nedir o?

Erdoğan ve ekibinin “cezalandırılması”. Şu anda Kışladakiler rakı masasında “ne olacak bu memleketin hali” diye düşünmüyor olabilirler. Ama bunlar, “madem ki Cemaat suçlu, onun ortağı neden suçsuz, madem ki ‘muhatap PKK’yle’ savaşıyoruz, onu muhatap alanla neden barışıyoruz” diye sorup, “ah ah” diye göğüs kafeslerini kırıyor olmalıdırlar.

Zurnanın zırt dediği yer de burasıdır işte.

Şu anda Cemaat’e karşı da, PKK’ye karşı da atılan ‘spesifik’ adımların tümü suç... Bunlar deftere yazıldı.

Bu bir.

İkincisi Erdoğan rejimine karşı “darbe” lafları, asıl olarak Pentagon’a yakın çevrelerde edilmekte. Michael Rubin bunun örneği. Eski büyük elçiler ise, gündeme Erdoğansız Türkiye’yi getirdi bile. “Ya ıslah ol, ya istifa et” dediler.

Biz elbette mevcut Genelkurmay Başkanı “darbe” yapacak demiyoruz. Ama bir sonraki?

Ya da iki sonraki?

“Darbe olmaz deme, darbe olmaz olmaz...”

Pentagon “güvenilmez NATO müttefiğini” güvenilir TSK eliyle yeniden güvenilir hale getirmeye karar verdiği gün, o rakı masasındakiler aniden ayağa kalkar, müsellah bir halde, “Cemaat’in eski ortağının” orduya karşı işlediği suçların ve “PKK’nin eski muhatabının” “vatanın birliğine” karşı işlediği suçların hesabını sormaya karar verebilir.

İşte darbenin “dış” ve bağlantılı “iç” koşulları...

Bir de duyuru yapalım: Kuto, “darbelerin iç ve dış sebepleri: Sur çocukları darbeyi nasıl önleyecek?” başlıklı bir kitap yazıyormuş.

Önlemeyle ilgili bir ip ucu ver dedik. Dedi ki; “bu ayın dördünde Amara’ya yürüyüşün ön kolunda yürüyeceğiz, oraya gelin kulağınıza söyliyem...”



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür