Kuto’nun Alman Amirali ile söyleşisi

Kuto’nun Alman Amirali ile söyleşisi

Muhittin CEMİL Ender KARADENİZ

Saray’daki Cumhurbaşkanı hakkında, internet fenomeni Fuat Avni’nin aktardığına bakılırsa, Davutoğlu “cahil” diyesiymiş. Bizim araştırmacı gazetecimiz Kuto, konuyu şu sıralarda inceliyor. “Cahil” iddiasının doğru mu, yanlış mı olduğunu yakında okurlarımıza duyururuz inşallah... Ama Kuto, “İslamcıyız” diyenlerin genel olarak “cahil” olduğunu iddia ediyor. Geçen gün elinde bir haberle Medya Diyalog’a geldi. Buyurun okuyun, dedi ve okuduk. Haber şöyle:

“NATO’nun Ege’de başlatacağı devriye görevinin komutasını üstlenen Alman Tuğamiral Jörg Klein, Ankara ile ufak bir krize neden oldu. Tuğamiral Klein görevinin başına geçtikten sonra Ege Denizi’nde devriye görevi icra edilecek bölgelere, Platon ve Aristo gibi antik Yunan filozoflarının isimlerini verince Türkiye’nin tepkisiyle karşılaştı. Ankara söz konusu bölgenin uluslararası sular olduğunu vurgulayarak isimlerin değiştirilmesini istedi.”

“Sonra ne olmuş?” diye sorduk. Kuto “değiştirdiler” diye yanıtladı. Sonra şöyle dedi:

“Ben hemen bir Alman Amirali’yle söyleşi yaptım. Ona ‘Platon ve Aristo isimlerini değiştirmek zorunda kalışınız sizde utanma duygusu uyandırmadı mı?’ diye sordum. Bakın bana neler dedi:

“Heval Kuto, biz neden utanalım, sizin Müslümanlarınız utansın... Çünkü biz Avrupalılar, Ortaçağ karanlığında yaşarken eski Yunan felsefesini, Platon’u, Aristo’yu sizin Müslümanlarınızdan öğrendik. Ortaçağ karanlığından çıkışımızda sizin İbn-i Rüşd’ünüz, Farabi’niz bize ışık tuttu. İbn-i Rüşd Aristo’nun, bizim bilmediğimiz eserlerini bize tanıttılar... Biz sizden öğrendiğimiz Platon, Aristo isimlerini kullandık, sizin Müslüman devletiniz bu isimlere karşı çıktı. Demek ki, Platon ve Aristo’yu unutup, Ortaçağ’a bu defa siz Müslümanlar girmişsiniz...”

“Bilgiler doğru mu?” diye sordu Kuto’yla rekabet eden en genç Medya Diyalogçu. Kuto onun önüne bir takım notlar bırakıp gitti. Notları okuduk:

“İbn-i Rüşd, en çok Aristo’nun eserlerinden yaptığı, bugün Batı’da pek çoğu unutulmuş Arapça’ya tercümeleri ve şerhleriyle ünlüdür. 1150’den önce Avrupa’da Aristo’nun eserlerinin birkaç tercümesinden başkası yoktu. Batı’da Aristo’nun mirasının yeniden keşfedilmesi, İbn-i Rüşd’ün eserlerinin 12. yüzyıl başlarında Latinceye tercümesiyle başlamıştır.

Farabi Aristo’nun temel eserlerinin birçoğunu Arapça’ya yeniden çevirmiş, bu eserlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlayan şerhler yazmıştır.”
Kuto’nun rakibi genç arkadaş, “Vallahi dedi, bu Kuto’yu Demokratik Özerk Kürdistan hükümetinin kültür bakanı yapmalıyız...”
 



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür