Asrın komplosunda MOSSAD izi

Asrın komplosunda MOSSAD izi

Kürtlerin "kara gün" olarak tanımladığı 15 Şubat komplosu evrensel insanlık hukukunu da ayaklar altına aldı. Hukuk abidesi olduğunu iddia eden ABD ve Avrupa devletleri, kendi hukuklarını da hiçe sayarak, tarihde eşi benzere görülmemiş insanlık dışı uygulamalara imza attı
Yasin KOBULAN

İstanbul / Diha - ABD öncülüğünde planlanan ve uygulanan uluslararası komplo Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Yunanistan'da Kenya'ya götürülüşüyle artık son aşamasına da girmiş oldu. İsviçre'den gelen ve NATO Gladiosu veya CIA tarafından ayarlanan gizli uçak, 2 Şubat 1999 tarihinde Kenya'nın başkenti Nairobi havaalanına indi. Öcalan'ı burada Yunanistan'ın Kenya Büyükelçisi Kostoulas karşıladı. Büyükelçi Kostoulas da uzun yıllar NATO bünyesinde görev yapmış bir diplomattı. Kostoulas, havaalanında ilk defa karşılaştığı Öcalan'a "NATO'da yirmi yıldır sürekli seni araştıran birimin başındayım. Seni gökte ararken yerde buldum" diyerek, NATO'nun da Öcalan'ı tasfiye komplosunun baş aktörlerinden olduğunu itiraf ediyordu.

Türkiye'den uçak gönderildi

Öcalan, Kenya'ya geldikten bir gün sonra, 3 Şubat'ta ise Kenya Dışişleri Bakanlığı Daimi Sekreteri Kathourima ile Büyükelçi Kostoulas arasında gizli bir görüşme yapıldı. Bu görüşmenin ardından Öcalan'a kaldığı Yunanistan Kenya büyükelçisinin evinden çıkması için her türlü baskı uygulanmaya başlandı. Ancak Öcalan evden çıkmamak için direndi. An be an gelişmelerden haberdar edilen Türkiye ise bu arada Öcalan'ın Türkiye'ye getirileceği uçağın hazırlıklarını yapmaya başladı. Bu uçak, 10 Şubat 1999'da İstanbul'dan Uganda'nın Entebbe Havaalanı'na indi. Uçaktaki 9 kişilik operasyon ekibinde, Atilla isimli kaptan pilot, Sadık Sindal ve Yalçın Bal isimli iki mürettebat dışında yabancı uyruklu Gelar Rahim Reha, diğerleri ise Naki Kor, Hakan Yiğit, Murat Gürlay, Onur Ateş, Ali Sevgili ve Barış Tayfun'dan oluşuyordu. 13 Şubat günü Atina'dan Pangalos'un müsteşarı Papaioannou, Büyükelçi Kostoulas'ı arayarak Öcalan'ın zorla dışarı atılması istedi. Bu plan da Öcalan'ın direnmesiyle boşa çıktı. Öcalan'ın bu planla kendisinin elçilik konutu dışına çıkarılarak imha edilmek istendiğini açıklamıştı.

15 Şubat'ta neler yaşandı

15 Şubat 1999 Yunanistan'ın Kenya Büyükelçisi Kostoulas, Öcalan'a tanınan sürenin 15 Şubat'ta dolduğunu ve elçilik evinden çıkması gerektiğini belirtti.

Bu görüşmeden bir kaç saat sonra ise Kenya polislerinin içinde olduğu, Kenya hükümeti plakalı beş araba, üç Land Rover tipi cip Öcalan'ın bulunduğu Yunan elçisi Kostoulas'ın evinin bahçesine park etti. Araçlarla gelen Kenya İstihbarat Şefi Noan Arap Ta, ilk olarak Kostoulas, ile gizli bir görüşme gerçekleştirdikten sonra Öcalan'la da görüştü. Öcalan'ın hükümet güvencesi olmadan çıkmayacağını ilettiği Noan Arap Ta, "Uçak hazır bir an önce çıkın. Gece yaklaşıyor, geceleyin neler olabileceğini garanti edememî şeklinde tehditler savurdu. Öcalan'ın ısrarı üzerine Noan Arap Ta, bu defa daha da ileri giderek "Çıkmadığınız takdirde gece sizler için kötü olacak, biz ülkemizde kan dökmek istemiyoruz" dedi. Öcalan'ın tüm dayatma ve tehditlere rağmen evde kalmakta ısrar etmesi üzerine, devreye büyükelçi Kostoulas ve istihbaratçı Kalenteridis girdi. Yunan hükümeti adına garanti sözü verildi. Yunanistan devleti adına güvence verilmesi Öcalan'ın elçilikten çıkmasında etkili oldu. Bu süreçte Uganda'da bekletilen uçak ve 9 kişilik operasyon ekibi de Kenya havaalanında hazır bekliyordu. Evde çıkarılan Öcalan kaçırılarak, bu açağa bindirildi.

Öcalan uyutularak kaçırıldı

Öcalan uçağa bindirildikten sonra ilaçla uyutuldu. Öcalan, daha sonra bu yöntemin günlerce sürdüğünü dile açıkladı. Öcalan Kenya Yunanistan büyükelçisinin evinden kaçırıldığı günkü durumu; "Başımıza getirilen trajedinin etkisiyle de ayrıntılara çok kafa yordum. Sonraları filmi geriye doğru sarıp düşündüğümde, şu ayrıntı çarpıcı gelecekti: Elçilik evindeki son zamanlarımda, Büyükelçi Kostoulas'ın benimle birlikte yemek yemekten de vazgeçtiğini hatırlayacaktım. Hiç oturmamaya çalışıyordu. Mutfakçılar, mutlak anlamda elçiliğe bağlıydı. Bu arada ilaç, uyuşturucu kullanma durumları da olabilirdi. Çünkü o gün (15 Şubat) durumum, bir nevi uyur-gezer gibiydi. Dolayısıyla sağlıklı düşünmeden alıkonmam için gerekli dozajda ilaç kullanmış olmaları, bu süreçte yüksek bir ihtimaldi. Çok açık kuşkulu durumları bile çözemememin bir nedeni de uyuşturucu etkisi olabilir... Araca bindikten sonra hızla kapıyı çekerek yola çıktılar. Beni dolambaçlı yollardan havaalanına götürdüler. Kostoulas, Kalenteridis ve arkadaşlarım, arkadaki arabadaydı; yolculuk halindeyken onlarla bağımı kopardılar. O sırada bilincim giderek zayıflıyordu. İrademin o anda sağlıklı olmadığını, uyuşmanın giderek arttığını söyleyebilirim."

Kenya polisi Öcalan'ı kaçırdı

"Beni cip ile zorla kaçıranlar, Kenya güvenlik ve istihbarat yetkilileriydi. Arabadakilerin hepsi siyahi adamlardı; dört kişiydiler. İlginçti; havaalanına vardığımızda, herhangi bir polis veya kontrol noktası da yoktu. Havaalanına direkt girdik ve doğrudan uçağa götürüldüm. Bu da her şeyin önceden planlandığının bir başka işaretiydi. Uçağın etrafındakilerin hepsi silahlıydı... İsrailli de olabilirler, ama daha çok Amerikalılara benziyorlardı. Bunların CIA ve MOSSAD elemanları olmaları yüksek bir ihtimaldi. Uçağa binme anına kadarki bölümde, Türkler yoktu. Türkler, uçağın içindeydi. Bu uçağa girer girmez, içindeki Türk Özel Timi, bir şey demeden üzerime çullanıp, beni yere yatırdı. Üzerimdeki her şeyi alıp, bantlarla her tarafımı bağlayıp, gözlerime de aynı kalın bantları yapıştırıp uçağın arkasına bıraktılar. Bilincim artık neredeyse tamamen gitmişti, yürüyecek durumdaydım ama düşünecek durumda değildim. İki saat sonra uyandım. Uçak iki defa indi; biri Mısır, diğeri ya İsrail ya da Kıbrıs'tı." Öcalan 16 Şubat sabahı kendisi için özel olarak önceden hazırlanan İmralı Adası'na konuldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye'ye getirildiğini açıkladı. Öcalan'ın Kenya'da Türkiye'ye kaçırılmasında CIA elemanlarının yanı sıra MOSSAD ajanlarının da yer aldığı daha sonra ortaya çıktı. MOSSAD ajanları 5 Şubat Çarşamba günü Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gelmişti. MOSSAD ekibinin, Kenya'da bulunan Yunanistan elçilik konutunu sürekli gözetleyerek, Öcalan'ın fotoğraflarını çektiği de sonradan ortaya çıkmıştı. Buradaki bilgiler, her akşam İsrail'in başkenti Tel Aviv'e rapor ediliyordu.

Atina davasında karar verilecek

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 15 Şubat 1999'da kaçırılarak Türkiye'ye getirilmesinden sorumlu tuttuğu Yunanistan devleti hakkında Ekim 2008'de dava açtı. Bu davanın ilk duruşması 8 Kasım 2015 tarihinde Atina'da Üç Üyeli İdaresi Mahkemesi'nde görüldü. Öcalan, Kenya ve ABD işbirliği ile Türkiye'ye teslim edilmesini organize ettiğini belirttiği Yunanistan'ın sembolik olarak 20 bin 100 Euro tazminat ödemesini talep etti. Öcalan, mahkemeye sunduğu dilekçesinde şu detaya da yer verdi: "Kenya'daki BM binasında, 150 ülkenin dışişleri bakanlarının katıldığı toplantı vardı. Nairobi'deki Yunanistan Büyükelçiliği Atina'daki Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'na benim BM binasına teslim edilmemi önerdi. Atina'dan gelen cevapta bu öneri reddedildi ve ne pahasına olursa olsun büyükelçilik rezidansından uzaklaştırılmam istendi." Öcalan'ın avukatları Cengiz Çiçek ve Ebru Günay ise dava ile ilgili şunları söyledi: "Öcalan'ın kaçırılmasında sadece Yunanistan sorumlu değildir. Bir tek Yunanistan suçlu diyemeyiz. Bu dava ile Öcalan'ın kaçırılması ve Türkiye'ye götürülmesine başka ülkelerin de karıştığını kanıtlamak istiyoruz. Öcalan bize bir görüşmemizde, büyük güçlerin Ortadoğu'daki planları için kendisini engel gördüklerini söylemişti; 'Planlarını bozuyorum. Bunun için de Kürtleri ortadan kaldırmak istiyorlar' demişti. Büyük güçlerin planları, Türkiye ile Yunanistan'ın birbirlerine yaklaşmaları ve aralarındaki gerginliğin azalmasını da hedefliyordu." Avukat Mahmut Şakar ise davayı kazanmaları halinde Öcalan'ın tazminatı bir Yunanistan hayır kurumuna bağışlayacağını söyledi.

 

 



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür